Kentin en yüksek noktası olan (234 m) akropolis, M.Ö. 7. Yüzyıl’dan itibaren kutsal alan ve dış saldırılarda ikinci bir sığınma alanı olarak kullanılmıştır. Akropolis üzerine kentin koruyucu tanrıçası Athena için bir tapınak inşa edilmiştir. Bu alan olasılıkla Roma Çağı’na kadar bu fonksiyonunu sürdürmüştür. Akropolis’in Roma Çağı’ndaki işlevi hakkında bilgiler eksiktir. Bizans Çağı’nda yeni sur duvarı inşa edilerek bir kaleye dönüştürülmüştür. Akropolisin daha az sarp olan kuzey ve doğu kenarlarına savunmayı güçlendirmek için sura beş adet burç inşa edilmiştir. Kuzeydeki kare planlı burcun kenarında ana kaya kesilerek oluşturulmuş sarnıçlar vardır. Üzerleri tonozlarla kapatılan sarnıçlar birbirlerine bir kapı ile bağlanmıştır. Batıdaki sarnıca bir merdiven ile inilmektedir. Sarnıç 1950’li yıllara kadar köy halkı tarafından kullanılmıştır. Akropolisin üst bölümündeki kireç harçlı duvarları olan Bizans Çağı yapılar konaklama ve depo amacıyla kullanılmış olmalıdır. Tapınağın çevresinde bir iç surun varlığını gösteren duvarlar tespit edilmiştir. Akropolis üzerine 1950’li yıllarda yapılan yel değirmeni kısa ömürlü olmuştur.